29 04 2012

Halkımıza Çağrı / Devrimci Eğitim Şurası

  Halkımıza Çağrı / Devrimci Eğitim Şurası Eğitim, herkesin temel hakkıdır. Parayla alınıp satılamaz. Eğitim, bilimsel ve laik olmalıdır. Eğitim, eşitliği, dayanışmayı ve paylaşımı hedeflemelidir. Eğitim aydınlanmayı sağlamalıdır. Ama bugün eğitim üzerinden para kazanılmaktadır, hatta para babalarının çok kazandığı bir sektör haline getirilmiştir. Ama bugün eğitim, bilimsel değil hurafeler ve dini kurallar üzerine kurulu hale getirilmiştir. Ama bugün eğitim, rekabeti, bencilliği öğretmektedir. Ama bugün eğitim, evrim teorisini değil, dînî kuralları öğretmektedir. Ama bugün eğitim aydınlık nesiller değil, dindar nesiller yaratacak hale getirilmiştir. Veliler, öğretmenler, öğrenciler, Sizlere çağrımızdır. Sizleri, ülkemize gerici, piyasacı eğitimi dayatanlara karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Her okulda olan veli derneklerini mücadele alanları haline getirmeyi öneriyoruz. Bu gidişten ve sistemden rahatsız olan velileri, veli dernekleri ya da platformları etrafından örgütlenmeye çağırıyoruz. Öğretmenlere gerici müfredatı değil, ilerici, bilimden yana bir müfredat uygulamalarını öneriyoruz. Bütün öğretmenleri, ilerici sendikalarda örgütlenmeye, sendikaları ise bu gerici uygulamaya karşı aktif mücadeleye çağırıyoruz. Öğrencilere, bilimsel, laik eğitim almak için dini kuralların müfredata girmesine, derslerde okutulmasına karşı mücadele etmelerini öneriyoruz. Neden mi? Dindar nesil yetiştirmenin tek bir amacı var: Boyun eğen nesil yetiştirmek. 4+4+4 eğitim sitemi ile getirilecek olan tam da budur. Düşünen, tartışan, insanlığın ilerici birikimini öğrenen, bilimden sanattan aydınlıktan yana gençler yetiştirmek için... Onların yürü... Devamı

29 04 2012

Ömer Dinçer 19 Mayıs yasağında ısrarlı videoÖmer Dinçer 19 Mayıs

Ömer Dinçer 19 Mayıs yasağında... ...Kaynak : karsiyorum.blogcu.com Devamı

22 04 2012

Orhan Kemal’in tükenmezliği / Sinem Uğurlu

Orhan Kemal’in tükenmezliği / Sinem Uğurlu |  görsel 1

  Orhan Kemal’in tükenmezliği Sinem Uğurlu GERÇEK adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Yazar Orhan Kemal, ölümünün 42. Yılında TÜYAP İzmir Kitap Fuarında bir etkinlikle anıldı. Everest yayınları tarafından düzenlenen “Orhan Kemal-Hanımın Çiftliği ve Bir mektup” başlıklı etkinlikte Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü, Orhan Kemal üzerine araştırma yaparken bulduğu bir mektubu İzmirli kitapseverlerle paylaşırken, “Egede Bugün” Gazetesi Haber Müdürü Mazlum Vesek de Orhan Kemal’in eserleri üzerine genel bir değerlendirme yaptı. Etkinlikte, hem konuşmacıların hem de salondaki katılımcıların dikkat çektiği Orhan Kemal gibi bir toplumcu gerçekçi üstadın eserlerinin, genç kuşaklara da tanıtılması ve unutulmaması gerektiğine kanaat getirildi. İlk sözü alan Gazeteci Mazlum Vesek, Orhan Kemal’in ellinin üzerinde eser bırakan nadir yazarlardan olduğunu söyledi. Orhan Kemal’i önemli kılanın sadece bıraktığı eser sayısı değil, eserlerinin niteliği de olduğunu belirten Vesek, “O’nun hayatını etkileyen iki kent oldu: Adana ve İstanbul. Bu iki kent, üstadın yazarlık serüveninde olduğu gibi karşımıza çıkıyor” dedi. “Bir Filiz Vardı” kitabının “aydınlık gerçekçilik” fikrini yansıttığını söyleyen Vesek, “Üstadın kitapları arasındaki devamlılık ve yolları kesişen kahramanlar dikkat çekicidir. Farklı kitaplarındaki kahramanları muhtemelen birbirini tanıyor” dedi. ÜSTADIN OĞLUNDAN BİLİNMEYENLER Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü ise, babası üzerine araştırmalar yaparken bulduğu, bir gazeteci tarafından babası hakkında yazılmış olan mektubu paylaştı. Dönemin Başbakanı Adnan Mende... Devamı

17 04 2012

Toplumcu Gerçekçi Eserler (Toplumsal Gerçekçiler)

  Toplumcu Gerçekçi Eserler (Toplumsal Gerçekçiler) Türk edebiyatında toplumcu gerçekçilik, 1930′lardan 1980′lere kadar özellikle roman alanında varlığını güçlü bir biçimde sürdürmüştür. Toplumcu gerçekçi bakış doğrultusunda işçilerin, dar gelirlilerin dünyası, köydeki yaşam tarzı sunulmuş, köyden kente göçün ortaya koyduğu sorunlar, toplumcu dünya görüşüne uygun olarak sergilenmiştir.  1930′larda üretilen Anadolu insanının gerçeğini, toplumsal değişimle yaşanan sancıları anlatan öyküler ve romanlar, toplumcu gerçekçi edebiyatın kuruluşunun ilk örnekleri niteliğindedir. Sabahattin Ali, özellikle Anadolu’ya yönelme ve ne anlattığı kadar nasıl anlattığına da önem veren nitelikli roman ve hikâyeleriyle toplumcu gerçekçilerin öncülerden biridir. Toplumcu gerçekçi eser veren yazarların bir bölümü özellikle köy sorunlarına yönelmişlerdir.Tanzimat döneminde Nabizade Nazım’ın Karabibik kitabıyla başlayan köye yönelmenin ilk başarılı örnekleri Ebubekir Hazım Tepeyran’ın “Küçük Paşa” ve Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu adlı yapıtlarıyla Milli Edebiyat döneminde verilmiştir. 1950′li yıllarda Köy Enstitülü yazarların çabalarıyla köy olgusu romanlarda daha farklı bir şekilde ele alınmaya çalışılmıştır. Köy Enstitülerinde yetişen köy kökenli yazarlar konularını daha çok toprağa bağlı insanların hayatlarından alan eserler yazmışlardır. Anadolu köy ve kasabalarına yönelmişlerdir.  Mahmut Makal’ın 1950′de köy notlarını içeren “Biz... Devamı

17 04 2012

TÖS GENEL BAŞKANI FAKİR BAYKURT'UN KAPANIŞ KONUŞMASI

  Devrimci Eğitim Şûrası'm düzenliyen ve bu girişimin her türlü yükünü taşıyan Türkiye Öğretmelner Sendikası'nı bu başarılı çalışması için gönülden kutlamak gerekir. Bildiri oya sunuldu. Ayakta yapılan alkışlarla ve oybirliğiyle kabul edildi. Oturum başkanı Cemal BAŞBAY: "— Türk Edebiyatçılar Derneği delegesi Can Yücel'in bir önergesi vardır. Okutuyorum." Can YÜCEL önergesini okudu; "— Şûra toplantısının sona ermesinden önce, devrimci mayasını ortaya koymuş olan Şûramızın bu niteliğini ele güne duyurmak ve kendi içinde pekiştirmek üzere and içmesini saygılarımla öneririm." Andın metni okunarak, kapanış konuşmasından sonra hep bir ağızdan and içilmesi oya konuldu ve oybirliğiyle kabul edildi. Oturum başkanının çağrısı üzerine kürsüye gelen Genel Başkan Fakir BAYKURT kapanış konuşmasmı yaptı: GENEL BAŞKAN FAKİR BAYKURTTJN KAPANIŞ KONUŞMASI Değerli arkadaşlarım, Devrimci Eğitim Şûrası, beş gün süren çalışmalarını bitirmiştir. Şûranın ilk günü Biga'dan telgraf gönderen yurttaşımızın dilekleri yorucu ve dikkatli çalışmalar sonunda saptanmıştır. Şûranın ilk günündeki ilgi son günün bu saatine kadar devam etmiş ve umutlarımız gerçekileşmiştir. Şûra, başından sonuna kadar eğitim sorunlarını mantıklı bir açıdan ele almış ve bütün araştırma, eleştirme ve tartışma olanaklarını kullanarak bu sonuçları ortaya koymuştur. Huzurunuzda böyle bir Şûranın kapanış konuşmasını yaparken, Milli Eğitim Bakanlığının 1969 Mayısında toplayacağını kısa süre önce açıkladığı "8. Milli Eğitim Şûrası"na da b... Devamı